|
klinik EVİNİZİN DOKTORU |
Abdominal
Ağrılı Hastaya Yaklaşım
Gelen hastaların % 5’inde abdominal ağrı şikayeti vardır.
Bu hastaların % 15-20’sinde cerrahi girişim gerekmektedir. Bunların içinde
% 40 hasta sebebi bilinmeyen abdominal ağrı tanısı konularak yollanmıştır.
% 7 abdominal ağrılı hastaya gastroenterit tanısı konmuştur. Abdominal ağrılı
hastaların diğer yaygın 4 tanısı ise pelvikenflamatuar hastalık (PID),
idrar yolu enfeksiyonu, nefrolityasis ve apandisittir (5-15 yaşlarda en sık).
Ayırıcı tanı yapabilmek için abdominal ağrının
kaynakları bilinmelidir. Viseral ağrı, solid veya içi boş viskustan orijin
alıp lokalize edilemeyen kramp tarzında ağrıdır. Somatik ağrı, parietal
peritondan gelişerek keskin ve iyi lokalize edilebilen bir ağrıdır. Hastalığın
erken evresinde, genellikle viseral ağrı duyulabilir; fakat hastalık
ilerledikçe, yanındaki periton irrite olabilir ve ağrı daha lokalize
olabilir. Yansıyan ağrı ise hastalığın olduğu yerin uzağında ağrının
hissedilmesidir ve yapıların embriyolojik orijinleri ile ilgilidir. Örnek
olarak diyafram C3-5 tarafından innerve edilir ve irritasyonu o dermatomlarda (örneğin
omuzda) hissedilebilir..
![]() |
||
| Epigastrium | ||
| Sol hipokondrium | ||
|
Sağ hipokondrium |
||
|
Periumbilikal |
Alt abdomen | |
|
Sağ inguinal |
Sol inguinal | |
|
Kasık |
Hipogastrik (suprapubik) | |
Epigastrik bölgede, pankreatit, peptik ülser (perfore), miyokard
infarktüsü (abdomene yansıyan ağrı), gastrit ve alt lob pnömonisi
(abdomene yansıyan ağrı) görülebilir. Sağ üst hipokondrium bölgesinde,
hepatit, kolesistit, biliyer kolik ve asendan kolanjit görülebilir.
Sol hipondrium bölgesinde, renal kolik, idrar yolu enfeksiyonu ve
Kronik Karın Ağrısı

Abdominal
Ağrının Diğer Nedenleri
Abdominal ağrının diğer nedenleri infantil kolik (2-16 haftalık
bebeklerde), intussepsiyon (3 ayla 2 yaşlar arasında görülebilir fakat 6-9
aylarda pik yapar.), fekalom (malinite ve yaşlılarda görülebilir), herpes
zoster (unilateral abdominal ağrı), Meckel divertiküliti, Henoch Schönlein
purpurası, kurşun zehirlenmesi, hemakromatozis, tabes dorsalis, konstipasyon,
laktoz intoleransı, enfeksiyonlar (kabakulak, tonsilit, EBV, idrar yolu
enfeksiyonu gibi), Munchausen sendrom, seksuel disfonksiyon, abnormal stres,
yemek allerjileri, endometriyozis, çocukluk çağı migreni (solukluk ile aşırı
ağrı), barsak parazitleri (Çocuk uykuya daldıktan 60 dakika sonra rahatsız
olabilir.) üremi, Addison hastalığı, hipokondriyazis, anksiyete, depresyon,
anemi, tiroid hastalığı ve ilaçlar [nikotin,
alkol,
antibiotikler (örnek olarak eritromisin), aspirin, NSAID, sodyum valproat,
fenitoin,
kortikosteroid, sitotoksik ajanlar, trisiklik antidepresanlar (örnek olarak
imipramin), demir preparatları, marijuana,
kokain, eroin gibi] olabilir.
Abdominal ağrı, sık idrara çıkma ve dizüriyi idrar yolu enfeksiyonu
zannedilip divertikülit, pelvik apandisit, salpanjit veya rüptüre ektopik
gebelik olabilir.

Peptik ülser, subdiyaframda abse, dalak rüptürü
veya mononükleoz olan hastalarda ağrı sol omuza yayılabilir. Gastroesofageal
reflu hastalığı (GERD), peptik ülser hastalığı veya hiyatal
hernisi olan hastalarda ağrı göğüse yayılabilir. Pankreatit
veya abdominal anevrizmanın yansıyan ağrısı arkada hissedilebilir.
Boş viskusun perforasyonunda ağrı
ani başlangıç gösterebilir. Gelip geçici ağrı ise obstrüksiyonun
belirtisi olabilr (örnek olarak ince bağırsak obstrüksiyonu veya kolesistit
gibi).
Peritonit (örneğin fekal
veya biliyer olabilir) gelişen hastalarda herhangi hareket ağrılı olabilir. Pankreatit
gelişen hastalar, genellikle öne eğilmekle ağrının hafiflediğini
belirtebilirler. Yemek ağrıyı agreve (pankreatit ve kolesistitte
olduğu gibi) veya hafifletebilir (peptik ülser hastalığında
olduğu gibi). Antiasit tedavisi genellikle peptik ülser hastalığında
ağrıyı hafifletebilir.
Birbirine bağlantılı
semptomların oluş sırası tanı hakkında ipucu verebilir. Örneğin,
esofagusun Mallory-Weiss yırtığında kusma her zaman hematemezden önce
olur.
Fekal veya biliyer kusma barsak obstrüksiyonunu gösterebilir. Kusmukda
“kahve telvesi” veya az kan peptik ülser, Mallory-Weiss yırtığı,
veya esofagus varislerinde görülebilir. Anoreksi ve bulantının not
edilmesi önemlidir çünlü anoreksi yoksa apandisit ekarte edilebilir.
Kanlı diyare enflamatuar barsak hastalığı, divertikülit veya invaziv
gastroenteriti düşündürebilir. Melena üst gastrointestinal olayını
gösterebilir. Konstipasyon veya obstipasyon obstrüksiyonu düşündürebilir.
Ateş, terleme ve titreme enfeksiyöz olaylarda görülebilir. Kilo kaybı
kanser, enflamatuar barsak hastalığı veya iskemik barsak
sendromunda görülebilir. Jinekolojik veya ürolojik semptomlar not
edilmeli çünkü bu semptomlar gastrointestinal nedenlerden uzaklaştırabilir.
Özgeçmişinde önceden geçirilmiş
ameliyat barsak obstrüksiyonundan şüphelendirmelidir. NSAID kullanımı
peptik ülser hastalığı ile bağlantılı olabilir. Herhangi steroid
kullanımı not edilmelidir çünkü semptomları baskılayabilmesinden dolayı
tanıyı zorlaştırabilir. Hastalık hikayesi alınmalıdır ve ağrıyı oluşturabilecek
sebepler sorgulanmalıdır (örneğin diyabet, orak hücreli anemi,
porfirya, FMF, peptik ülser hastalığı, hepatit
veya safra kesesi hastalığı gibi). Hastaya daha önce benzer ağrılarının
olup olmadığı sorulmalıdır. Jinekolojik anamnez alınmalı ve en son
menstruel peryod dahil edilmelidir. Alkol kullanımı pankreatit, hapatit,
siroz, gastrit ve peptik ülser hastalığına sebep
olabilir. Sigara kullanımıda peptik ülser hastalığına sebep
olabilir.
Fizik muayene bulguları
yaşlılarda, aşırı obez, ciddi hasta ve steroid tedavisi alanlarda
azalabilir. Hasta kıpırdamadan yatıyorsa peritonit düşünülebilir.
Eğer hasta ağrıdan kıvranıyorsa pankreatit veya renal kolikten
şüphenilebilir. Biliyer patolojide skleralar ve orafarinks sarı görülebilir.
Dehidratasyonda mukoza kuru görülebilir. Pallor ve şok varsa akut kan kaybı
olabilir. Düzensiz kalp atışı genellikle atriyal fibrilasyonu temsil
edebilir ve mezenter iskemisinden şüphendirebilir. Taşikardide sepsis
ve volüm kaybı alabilir. Akciğerler her zaman dinlenmelidir çünkü alt
lob pnömonisi abdominal ağrıya neden olabilir. Taşipnede sepsis, pnömoni,
pulmoner emboli ve asidoz düşünülebilir. Karaciğer hastalığı
olan erkeklerde jinekomasti görülebilir. Ekstremiteler ödem ve palmar
eritem yönünden incelenebilir ve karaciğer hastalığını
belirtebilir. Cilt spider anjiomlar yönünden incelenmeli ve karaciğer
hastalığında görülebilir.
Sıralı abdominal inceleme
ihmal edilmemelidir çünkü erken tanı önemlidir. Ameliyat skarları not
edilmelidir. Abdominal ameliyat geçiren hastalarda adhezyonlardan dolayı barsak
obstrüksiyonu insidansı artabilir. Distansiyon barsak obstrüksiyonu
ve asit sonucu görülebilir. Peristaltizm barsak obstrüksiyonu (örneğin
neoplaziden dolayı) veya volvulus gelişen hastalarda görülebilir.
Cullen belirtisi (umbilikusda ekimoz) ve Grey-Turner belirtisi (yanlarda ekimoz)
pankreatit veya travma sonucu retroperitona kanamayı gösterebilir.
Caput medusa (umbilikus çevresinde dilate venler) bazı karaciğer hastalığı
olanlarda görülebilir. Hızlı, kısa, yüksek barsak sesleri barsak obstrüksiyonunu
belirtebilir. Barsak seslerinin hipoaktif veya olmayışı obstrüksiyonun
geç döneminde olabilir veya başka bir abdominal olay sebep olabilir. Aort
anevrizması olan hastalarda epigastriumda pulsasyon veren kitle palpe
edilebilir. Akut kolesistit olan hastalarda sağ üst kadranda hassas
kitle fark edilebilir. Organomegali not edilmelidir. İrritasyona bağlı
periton bulguları cerrahi girişim gerektirebilir. Rebound hassasiyeti el çekildiği
zaman ağrının ortaya çıkmasıdır. İstemli defansta hasta ağrıyı
duymamak için palpasyona karşı koymasıdır. İstemsiz defans ise periton
irritasyonuna bağlı abdominal kasların istemsiz kasılmasıdır. Rovsing
belirtisi ise peritonit ve apandisitte sol alt kadranın palpe
edilmesi ile sağ alt kadranda yansıyan ağrının meydana gelmesidir. Karaciğerin
büyüklüğünü anlamak için perküsyon yapılabilir. Değişen matite ve sıvı
dalgası asiti belirtebilir. Hassas bölgelerde hassasiyeti ortaya çıkarmak için
perküsyon yapılabilir. Bu manevra periton irritasyonunda çok hassastır.
Rektal muayene önemlidir ve fokal hassasiyet kitleyi gösterebilir.
Gizli veya belirgin kan not edilmelidir. Kadınlarda gastrointestinal
patolojiyi anlamak ve döllenme organların bozukluğunu ekarte
edebilmek için pelvik muayene şarttır. Erkeklerde yansıyan abdominal ağrı
yapabilecek epididimit ve torsiyon araştırılmalıdır. Kadınlarda
ve erkeklerde gizli herniyi ekarte edebilmek için inguinal ve femoral bölgeler
muayene edilmelidir. Sırtta pyelonefrit veya nefrolityazisde
kostovertebral hassasiyet perküsyonu yapılabilir.
Laboratuar çalışmaları
anamnez ve muayene bulgularına göre istenmelidir.Tam idrar tetkiki yapılmalıdır
ve doğum yaşındaki kadınlarda idrarda hamilelik testi yapılmalıdır.
İdrarda kan üreteral kolik (taş veya kan pıhtısı) veya idrar yolu
enfeksiyonunda olabilir. Beyaz hücreler üriner enfeksiyon ve apandisitte
(mesane iritasyonu sonucu) görülebilir. Safra pigmentleri safra kesesi
hastalığında olabilir. Porfobilinojen porfiryada (Ehrlich aldehit reagent
ilave et) görülebilir. Keton diyabetik ketoasidozda görülebilir. Hava (pnömatüri):
fistülde (örnek olarak divertikülit, diğer pelvik abse ve pelvik karsinoma)
görülebilir.
Kan
çalışmalarında lökosit enflamasyonun nonspesifik belirtisidir ve ciddi tıbbi
veya cerrahi durumlarda normal olabilir. Lökositoz apandisitte (%75), akut
pankreatit, mezenter adeniti (sadece ilk gün), kolesistit (özellikle ampiyemli
olan) ve piyelonefritte görülebilir. Orak hücreli anemi periferik yaymada görülebilir.
Elektolitler kusmaya ve diyareye bağlı olarak anormal olabilir. Kanamada
hemoglobin seviyesi önemlidir fakat
akut kan kaybında hemen düşmeyebilir. Kronik kan kaybı anemisine örnek
olarak peptik ülser, karsinoma ve esofajit olabilir. Eritrosit sedimentasyon hızı
karsinomada, Crohn hastalığında ve absede yükselebilir fakat nonspesifiktir.
CRP pankreatitte olduğu gibi enfeksiyon ve enflamasyonda tanı amaçlı kullanılabilir.
Amilaz genellikle pankreatitte yükselebilir fakat başka durumlardada yükselebilir,
mesela perfore peptik ülser, barsak nekrozu, tükrük bezlerin hastalığı, rüptüre
dış gebelikte, rüptüre safra kesesi ampiyemi ve rüptüre aort anevrizmasında
olabilir. Amilaz akut pankreatitte üst sınırın 5 katı olabilir. Karaciğer
enzimleri (AST, ALT, ALP, GGT) ve bilirubin seviyeleri istenmelidir eğer karaciğer
veya biliyer hastalıklardan şüpheleniliyorsa. Kogülasyon çalışmaları (PT
ve PTT) şüpheli cerrahi abdomen veya üst veya alt gastrointestinal kanamada
istenmelidir. BHCG de kanda bakılabilir.
Gaitada kan görülmesi mezenter arter oklüzyonu, intüssepsiyon, kolonda
karsinom, Crohn hastalığı ve ülserativ koliti düşündürebilir.
Abdominal filmler kolelityazis,
nefrolityazis, pankreas kalsifikasyonu veya apandikoliti gösterebilir. Obstrüksiyonda
hava-sıvı seviyeleri veya dilate barsak ansları görülebilir. Abdominal aort
anevrizmanın kalsifikasyonunu gösterebilir. Göğüs filmleri yansıyan
abdominal ağrı yapan serbest hava, plevral efüzyon veya pulmoner olayları gösterebilir.
Yatak başı ultrason kolelityazis, abdominal aort anevrizması/disseksiyonu,
intraabdominal sıvı, pankreatik psödokisti, hepatik metastazı, abdominal tümörleri,
apandks kalınlaşması, parakolik koleksiyonu ve nefrolityazisde hidronefrozu gösterebilmesi
açısından kabul görmeye başlamıştır. Pelvik patolojidede (ektopikk
gebelik gibi) ultrason yararlıdır. Kontrastlı görüntüleme, BT, anjiografi
ve nükleer tıp çalışmaları bazı durumlarda yararlıdır ve ancak uzmanla
görüşüldükten sonra karar verilmelidir.
Akut
İdrar Retansiyonu
Akut idrar retansiyonu büyümüş
prostat, fekal dolum veya diğer pelvik kitlerlerin mesane boynu obstrüksiyonu
veya antikolinerjik ilaçlar sonucu gelişebilir. Genellikle aşırı soğuk
veya alkol tetikleyebilir.
Tedavi olarak rektal muayene ve herhangi fekal dolum varsa boşaltılabilir. 14 no’lu katater ile obstrüksiyonu hafifletip boşaltılabilir. Eğer herhangi iyileşme şansı varsa, mesela problem ilaca bağlı ise, ilaç kesilebilir, katater 48 saat kaldıktan sonra çıkarılabilir ve prazosin 0.5 mg bd denenebilir.
Omur Disfonksiyonu


Akut apandisitin çeşitleri ve dikkatli olunması gereken durumlar vardır. Apandisitte abse oluşması lokalize kitle olarak ele gelebilir ve hassasiyet olabilir. Retroçekal appendikste ağrı ve rijidite azdır ve rebound hassasiyeti olmayabilir. Belde hassasiyet olabilir ve psoas testi pozitif olabilir. Pelvik appendiksde abdominal rijidite yoktur, sık idrar çıkma, diare ve tenesmus olabilir. Rektal tuşe çok hassasdır. Obturatuar testler genelde pozitiftir.
İnce Barsak Obstrüksiyonu

Tedavide intavenöz sıvı, nasogastrik tüple
barsak dekompresyonu, laparatomi, herni onarımı veya cerrahi yapılabilir.
Ureteral
Kolik
Aşırı kolik ağrı her 1-2 dakikada bir 30 sn sürecek şekilde
vurabilir. Ağrı belden başlayarek yanlara yayılarak kasıklara, uyluğa,
testis veya labialara yayılılabilir. Genellikle 8 saatten az sürerebilir.
Bazen kusma görülebilir.
Ağrıdan dolayı hasta yerinde duramayabilir. Kostovertebral açı
hassasiyeti görülebilir. Bazen abdominal ve sırt kas spazmı görülebilir.
Hematüriden dolayı dumanlı idrar görülebilir.
Tanıda idrar strip ve mikroskopisinde eritrosit görülebilir.
Düz üriner sistem grafisinde taş görülebilir. IVP ve ultrason düzenlenebilir.
Tedavide pethidine 100 mg (ortalama bir yetişkinde) im veya 50 mg iv artırılarak
(tercihen) ve metoclopramide (bulantı için) 10 mg im verilebilir. Yüksek sıvı
alımından kaçınılmalı. Çoğu hasta toparlanır ve ertesi gün IVP için
çağırılabilir. Diğer başka etkili tedavi ise diklofenak 75 mg im
enjeksiyondan sonra 50 mg oral tds 1 hafta boyunca verilebilir.
İnfantil
Kolik
2-16 haftalık bebeklerde görülebilir.
Genelde 3 hafta sürebilir. Genelde öğle ve akşamları 3 saate kadar sürebilen
ağlamalar olabilir. Bebek karın ağrısından dolayı genelde
yumruk sıkabilir ve bacaklarını fleksiyona getirebilir. Fizik muayene
normaldir. İlaç tavsiye edilmiyor fakat ciddi olgulara simethicone gibi
preparatlar verilebilir.
İntussepsiyon
3 ayla 2 yaşlar arasında görülebilir fakat 6-9 aylarda pik yapar. İntussepsiyon
ani başlangıçlı ciddi abdominal kolik ağrıdır (15 dakikada bir 2-3 dakika
sürebilir). Sağ üst kadranda özellikle ataklarda sosis şeklinde kitle ele
gelebilir. Sağ alt kadran palpasyonu el boşlukta gibi olabilir. Alterne eden yüksek
ve alçak barsak sesleri olabilir. Rektal tuşede kan gelebilir. Tedavide
hidrostatik redüksiyon veya bazen cerrahi müdahale gerekebilir.
Kaynak
: Dr.
Betül AYTEKİN
|
|
|
|
|
|
|
Copyright
© 2000-2005 Klinik Sağlık Sitesi |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|