| İNTERNET DOKTORU |
| BRUSELLA | ||
| (Malta Humması) |
|
Tanım: Brucella bakterilerince oluşturulan, primer olarak ot yiyen hayvanların
hastalığı olup, bu hayvanlardan insanlara bulaşarak akut başlangıç
ile yüksek ateş, splenomegali, gece terlemesi, eklem ağrısı gibi
belirti ve bulgularla seyredebildiği gibi; sinsi başlangıçlı,
romatizmal ve psikiyatrik hastalıkları taklit edebilen atipik belirti ve
bulgularla seyreden kronik hastalığa kadar değişebilen çeşitlilikte
klinik tablolara yol açabilen bir hastalıktır.
Etken:
Brucella
bakterileri; 0.6 μm eninde, 1.5 μm boyunda, hareketsiz, sporsuz,
kapsülsüz, aerop, tek tek ve bazen de uç uca zincirler oluşturabilen
kokobasillerdir. Toprakta 10 haftadan, gübrede 2 yıldan, 4-8 oC’de
saklanan keçi peynirinde ise 6 aydan daha uzun yaşadığı gösterilmiştir.
Tereyağında 4 ayda, oda ısısındaki peynirde 2 ayda ölmektedir. Isı
ve pastörizasyona ise oldukça duyarlıdır. Tulum ve kaşar peyniri uzun
süre bekIetiIdiği için, yoğurt ise asiditesi fazla olduğundan hastalığı
buIaştırmazIar. İntrasellüler ürerler,
böylece organizmanın koruyucu etkinliklerinden kaçınabilirler. Başlıca
insan infeksiyonu etkenleri şunlardır:
TÜR
REZERVUAR
* B.melitensis
Keçi, koyun
* B.abortus
Sığır, at
* B.suis (nadir)
Domuz, sığır
* B.canis (çok
nadir)
Köpek Epidemiyoloji:
İnsan
infeksiyonuna yol açan türler arasında virulansı en fazla olan, en ağır
hastalık tablolarına yol açanı B.melitensis’tir. B.abortus ise en az
virulansa sahiptir. Bruselloz
aslında bir hayvan infeksiyonudur. İnsan infeksiyonları Akdeniz ülkeleri
ve güney Asya’da sıktır. Japonya, Uruguay ve bazı doğu ve Kuzey
Avrupa ülkelerinde tamamen eradike edildiği biIdiriImektedir. Çoğu
gelişmiş ülkede hastalık, meslek hastalığı olma özeIIiği ile sınırIanmıştır.
Bu ülkelerde çiftçi, veterinerler ve hayvan bakıcıları arasında,
20-60 yaşlardaki erkeklerde daha sık görülmektedir. İnsanlara bulaştırılmasında;
kontamine et veya süt-süt ürünlerinin
sindirim yolu, infekte hayvan doku/kan/lenfasının, bütünlüğü
bozulmuş deri/konjunktivaya direkt teması ve infeksiyöz aerosollerin
inhalasyonu (laboratuvar bulaşı) rol oynar. Pastörize süt kullanımının
yaygınIaştırıImadığı, çiğ sütten yapıImış peynir yeme alışkanlığına
sahip, bizim gibi ülkelerde, kırsal bölgelerde en önemli bulaş yolu
intestinal yoldur.
Brucella bakterileri,
metabolizmalarında oldukça tercih edilen bir madde olan eritritol ve
progesteronun bol miktarda bulunduğu hayvan plasentası, meme doku ve
epididimde fazlaca üremektedirler; ilk üç aydaki gebelik hayvanda
infeksiyona duyarlılığı arttırmakta, abortuslara, mastit ve
infertiliteye yol açmaktadır. İnsanlara bulaşta, mastitli meme dokudan
alınan süt çok önemlidir.
Patogenez :
Bakteri GİS
ile ilişkili mukoza altı lenfoid dokudan vücuda girdikten sonra gelişen
bakteriyemi sonucunda tüm vücuda yayılır. Özellikle dalak, karaciğer,
kemik iIiği ve Ienf bezleri olmak üzere, organ fagositlerince
tutulduktan sonra bu hücreler içinde öldürülememiş olan bakteriler
intrasellüler olarak üremelerini sürdürürler, yerleştiği RES
organlarını büyütürler. İntrasellüler yaşam, antikor tehditinden
ve kullanılan antimikrobiyal ajanlardan bakteriyi korur. Bu nedenle sağaItımın
uzun sürdürülmelidir. İmmünitenin geIişmesi ve makrofajların aktive
olması sonucu mikroorganizmalar öldürülmeye başIar ve bakteri
endotoksini kana dökülür. Organizmanın bu endotoksine yanıtı ile de
hastalıkta görülen birçok belirti ortaya çıkar.
Klinik:
Kuluçka
süresi, 6-20 gündür. *
Asemptomatik Taşıyıcılık: Hayvanlarla sık temasta bulunanlarda
fazladır, serolojik tarama ile ortaya çıkar, hastalık tablosu ve/veya
yakınma yoktur, immünite baskılanınca diğer formlara dönebilir. * Akut İnfeksiyon
(Tipik-Klasik Form): Belirtiler öğleden sonra başlar, üşüme-titreme
ile ateş yükselir, sabaha doğru bol terleme ile düşer. Ateş, her gün
artarak 8-10 günde en üst değere ulaşır, sonraki günlerde her gün
bir miktar azalarak normale iner. Geçici bir iyilik halinden sonra
tekrarlar (Şekil-2). Tedavisiz olgularda tekrarlar şiddetini azaltarak süregen
hal alır. Gezici eklem-kas ağrı ve tutulumu (% 60 tek eklem, diz-dirsek
gibi), orşit, menenjit gibi çoklu sistem tutulumu görülebilir. Fizik
muayenede; solukluk, halsizlik, ateş yüksekliği vardır, kilo kaybı,
karaciğer dalak büyümesi, servikal ve/veya inguinal LAP, hidrartroz,
artrit bulguları, özellikle sakroileit bulunur.
* Subakut İnfeksiyon: Pek çok
klinik tabloyu taklit ettiğinden tanısal yanılgılara yol açar,
subfebril ateş görülebilir, halsizlik ve iştahsızlıktan başka
semptom vermeyebilir, bazen grip benzeri klinik tablolar şeklinde görülür,
şiddeti azalan ve tekrarlayan ateşli dönemler belirlenebilir.
Asemptomatik veya akut infeksiyona, bazen de kronik forma gelişir.
* Kronik İnfeksiyon (>1 yıl):
Uygun tedavi edilmemiş/>40 yaş/fokal tutulumlularda fazladır,
akut/aktif infeksiyon anamnez ve delili bulunmayabilir, psikiyatrik/romatolojik
tabloları taklit edebilir. Kronik Yorgunluk Sendromu, depresyon, artralji
bulunabilir. Tanı:
Tanıda
yararlanılan testler: *
Lökopeni, lenfomonositoz, normokrom normositer anemi vardır. Eritrosit
sedimantasyon hızı orta derecede yüksektir.
* Spesifik Tetkikler:
Bakteri izolasyonu: Brain-Heart
Infusion Agar gibi zenginleştirilmiş bifazik besiyerlerine ekimler yapılır.
Yavaş ürediğinden ekimler 30 gün kadar izlenir. Kan kültürü % 70 başarılı.
K.İ., bakteri izolasyonu için en iyi materyaldir, > % 90 başarı şansı
vardır.
Serolojik/İmmünolojik
Testler: Hasta serumu ile yapılan Wright Aglütinasyonu (tüp aglütinasyonu
ile) ve Rose Bengal (lam aglütinasyonu ile) ve tam kan ile yapılan Spot
test (lam aglütinasyonu ile) insanda oluşmuş Ab tayini; Ring testi ile
ise sütte (lam aglütinasyonu ile) hayvana ait antikorların araştırılması
tanısal değere sahiptir. Wright testi, her türün infeksiyonunda da
spesifik antikor tayinini sağlar. Bruselloz için (+)'lik,
>1/80’dir. Gelişen antikorlar inkomplet-blokan özellikte olabilir;
klinik olarak Bruselloz düşünülen, ancak Wright Aglütinasyonu (-)
bulunmuşlarda Coombs serumu ile tekrarlanmalıdır. Spesifik IgM, 1.
haftada (+)'leşir, 3. ayda maksimuma ulaşırsa da uzun süre, bazen
birkaç yıl (-)'leşmez. Bu nedenle olgunun akut/kronik formun akut
alevlenmesi mi, geçirilmiş mi olduğu IgM araştırması ile sağlanamaz.
Spesifik IgG ise 3. hafta sonrasında (+)'leşir, 2. ayda maksimuma ulaşır
ve iyileşmeyi izleyen kısa sürede (-) hale gelir. Bu nedenle, Bruselloz
için IgG, bir aktivasyon belirtecidir, (+) ise aktif infeksiyon düşünülür.
Radyolojik tetkikler: İskelet sistemi tutuluşu olan olgularda
direkt film yararlıdır. Vertebra tutulumunda korpus ön köşelerinde
yeniklerin olup olmadığı, "Pedro-Pons arazı" aranır (Şekil-3).
Sakroiliak eklem tutulumu halinde de eklem aralığında daralma olup
olmadığının aranması gerekir. Komplikasyonlar:
Gecikilmiş
olgularda komplikasyonlar kısmen fazladır, en sık osteoartiküler
sistemde görülür; başlıcaları sakroileit (%45), periferal artrit
(%40), ikisinin birlikte saptanması (%8) ve spondilittir (%7). Sakroileit
çoğunlukla tek taraflıdır, gece ağrısı ve Laseque pozitifliği
tipiktir. Artrit çoklukla diz, dirsek gibi eklemlerde, monoartiküler
olarak belirir. Daha çok lomber vertebralarda görülen spondilitin gelişmesi
halinde paravertebral abseler de tabloya eklenebilir. Spondilit daha ve az
olarak birden çok vertebrada görülür. Tipik olarak hem litik, hem de
osteoblastik aktivitenin birlikte görülmesi ile Pott hastalığından
ayrımı yapılabilir. Diğer komplikasyonları; sinir sistemi (meningoensefalit,
miyelit, parezi, parestezi, depresyon, kronik yorgunluk sendromu, psikoz
ve Guillain-Barré sendromu), genitoüriner sistem (tek taraflı epididimo-orşit,
akut interstisyel nefrit, piyelonefrit, prostatit, sistit), kardiyovasküler
sistem (endokardit, aortit, miyokardit, perikardit), gastrointestinal
sistem (hepatit, hepatik abse, kolesistit) hematolojik
sistem (anemi, lökopeni, trombositopeni, K.İ. granülomatöz
tutulumu, pansitopeni) ve cilt (eritema nodozum, papül, morbiliform,
skarlatiniform, ekzamatiform döküntüler) gibi birçok organ, sistem ve
dokuyu ilgilendiren çeşitliliktedir. Tedavi:
Tedavide
kombine antimikrobiyal kullanımı gereklidir; doksisiklin 2x100 mg +
rifampisin 1x600 mg, 6 hafta kullanılır. Artrit gibi fokal infeksiyon
varlığında tedavi 10 hafta gibi uzun tutulmalıdır. Rifampisin yerine
streptomisin (1 g/gün, i.m., 21 gün) de kullanılabilir. Relapslarda ilk
uygulanan protokol, hasta yedi yaştan küçük ise üç hafta ko-trimoksazol
+ 5 gün gentamisin veya rifampisin + ko-trimoksazol, kronik olgularda ek
olarak levamizol, gebelerde rifampisin veya gentamisin + (doğum öncesi
değil ise) ko-trimoksazol 4-6 hafta, nörobrusellozda beyin omurilik sıvısı
(BOS) bulguları düzelinceye kadar (6 hafta-6 ay) rifampisin + 3.kuşak
sefalosporin, endokarditte 6 aylık üçlü
(doksisiklin + streptomisin + rifampisin) tedaviye ek olarak kapak
replasmanı ve artritte ise uzun süreli üçlü tedavi ve gereğinde
antienflamatuvar ilaçlar uygulanmalıdır. |
| Hazırlayanlar
: Prof. Dr. Volkan ÖZGÜVEN Yrd. Doç. Dr. Ufuk DİZER
|
|
Copyright ©
2000-2002 Klinik Sağlık Sitesi |
| Ana Sayfa | ||||
|
|