Etken: En sık görülen Candida
vajiniti etkeni C.albicans’dır (%90). Normalde ağız, boğaz, barsaklar, vajina
ve cilt florasında bulunurlar. Daha az olarak C.tropicalis ve C.glabrata da
etken olabilir.
Epidemiyoloji: Kandidoz; diyabetiklerde, antibiyotik, kortikosteroid ya
da oral kontraseptif kullananlarda, uzun süreli damar içi kateter kullananlar
ve gebelerde daha sık görülür. Hücresel immünite kusuru olanlarda ise yaygın
olarak kronik mukokutanöz kandidoz oluşur. Fırsatçı patojendirler ve genellikle
endojen infeksiyonlara yol açarlar. Ekzojen infeksiyon daha nadir olduğu için
bir cinsel temasla bulaşan hastalık olarak kabul edilmemesi eğilimi vardır.
Hastalık tabloları: Çoğu vajinitli hastada belirgin bir yakınma yoksa da
cinsel ilişki sırasında yanma, kaşıntı, peynirimsi vaginal akıntı, vajinal
hiperemi ve ödem görülebilir.
Tanı: Vajinal sekresyonun incelenmesi ile konur. Gereğinde %10 KOH ile
sellüler elemanlar ortamdan uzaklaştırılarak görülebilmesi sağlanır.
Tedavi: Jansiyen moru ile lokal tedavi etkili olmakla birlikte hasta
konforu açısından sorunlu bir tedavidir. En kolay ve çok kullanılanı,
antifungal (mikonazol, klotrimazol) intravajinal krem ve suppozituvarlardır.
Cinsel eşe de lokal tedavi verilmesinin etkinliği tartışmalıdır. Oral tek doz
imidazol türevi (ketokonazol, flukonazol) tedavisi de önerilmektedir.
Kaynak :
Türk İnfeksiyon Web Sitesi (TİNWEB)