Üç
klinik tipi vardır. Aynı enzim eksikliğinde farklı klinik tablo oluşmasının
nedeni bilinmiyor. Aynı ailede farklı tip bulunmuyor.
Tip
I; Adult Tip: Kronik nonnöropatik tiptir. Doğumdan itibaren ileri yaşlara
kadar herhangi bir yaşta klinik tablo bulunabilir. 80 yaşında tanı konulmamış
vakalar vardır. 10 yaşında splenektomi yapılmış vakalar bulunmaktadır.
Başlıca
belirtiler;
1)
Hepatosplenomegali: Dalak çok büyür. Karın boşluğunun büyük bir kısmını
kaplar. 3-5 kg'a kadar çıkabilir. Normalin 5-8 misli olabilir. Karaciğer
minimal veya orta derecede tutulur. Hepatomegali, bazen portal hipertansiyon ve
asitle birlikte olabilir. Karaciğer fonksiyonları bozulabilir. Karaciğer
nekrozu ve ağır akciğer tutulumu nadirdir.
2)
Hipersplenizme bağlı hematolojik anormallikler (anemi, trombositopeni)
bulunur. Trombositopeniye bağlı kanamalar görülebilir. Bu bozukluklar dalak
ve KI da glukoserebrosit depolanmasına bağlıdır.
3)
Osteoporotik kemik lezyonlarına bağlı olarak patolojik kırıklar (femur
boynu, vertebral korpus), aseptik nekrozlar (femur boynu) oluşabilir. Uzun
kemiklerin uç kısmı (özellikle femur) Erlen mayer şişesine benzer.
Eklemlerde
şişlik, deride sarı-kahverengi pigmentasyon bulunabilir. Santral sinir
sistemi tutulmaz. 60-80 yaşına kadar yaşayabilir.
Tip
2; Akut Nöropatik veya İnfantil Tip: Santral sinir sistemi ağır olarak
tutulur. Beyin büyüklüğü azalır. Nöron dejenerasyonu ve aktif nöronofajia
oluşur. Spinal kolonda nöron kaybı olur. 6 aylıktan önce
başlar. 2 yaş civarında ölümle sonuçlanır. Kranial sinirler ve beyin sapı
tutulur. Psödobulbar palsi klinik tablosu vardır. Buna bağlı olarak larinks
spazmı, kısık sesle ağlama, yutma güçlüğü olur. Bu bozuklukları
beslenme bozukluğu, retraksiyonlar, aspirasyon pnömonisi izler. Hastalık
ilerledikçe opistotonus, deserebre rijidite, strabismus gelişir. Kiraz kırmızısı
maküla (Japon bayrağı) oluşabilir.
Splenomegali
ve gelişme geriliği bulunur. Tekrarlayan aspirasyon ve kronik bronkopnömoni,
3-4 yaşında ölüme götürür.
Tip
3; Subakut Nöropatik Tip: 10 yaşa doğru ortaya çıkar. Santral sinir
sistemi yanında organlar tutulur. Davranış bozukluğu, nöbetler,ataksia,
periferal nöropati, miyoklonus, oftalmopleji, ekstrapiramidal ve serebral
belirtiler ve demans bulunur.
Genel
tanı prensipleri:
1-
Klinik tablo ve röntgen bulguları (patolojik kırıklar, aseptik nekroz, femur
alt ucunun Erlen mayer şişesi şeklinde
olması) hastalığı düşündürür.
2-
Kemik iliğinde tipik Gaucher hücrenin görülmesi (Gaucher hücresi, retiküler
veya sinusoidal endotelyal hücrelerden menşe alan fusiform histiositlerdir.
15-85 m büyüklüğünde, bir veya daha fazla küçük koyu nükleus ekzantrik
olarak lokalize olur. Stoplazması mavi boyanır. Buruşturulmuş ipek gibidir.)
tanıda önemlidir.
3-
Serum asit fosfataz yüksektir.
4-
Beyaz küre ve deri fibroblast kültürlerinde glukoserebrosidaz enzim
aktivitesinin ölçülmesi (Normalin %20 sinin altında) ile tanı konulur.
5-
Karaciğer iğne biopsisinde glukoserebrosid birikiminin gösterilmesi tanıda
önemlidir.
Prenatal
tanı: Amniotik hücre kültürü ve koryonik villüsde enzim çalışması ile
mümkündür.
Tip
I, Askenazilerde ve bütün etnik gruplarda bulunur. Tip II, etnik orijinli değildir.
Heterezigot
taşıyıcı saptanabilir.
Tedavi
semptomatiktir. Tedavi prensipleri:
a)
Hipersplenizm varsa splenektomi yapılır.
b)
Ortopedik takip gereklidir.
c)
Enzimlerin İ.V verilmesi uzun süreli iyileşme sağlamaz.
d)
Analjezik; ağrılar için gerektiğinde verilir.
e)
Dalak, böbrek veya KI transplantasyonu yapılabilir.
f)
Somatik hücre gen tedavisi araştırılıyor.
Glukoserebrosidaz
geni 1. kromozom q 21- q 31 de bulunmuş ve klonlanmıştır. Gelecekte etkili
tedaviye götürebileceğine inanılmaktadır.
Kaynak:
Prof. Dr. Güler ÖZER
Çukurova Üniversitesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
http://lokman.cu.edu.tr/pediatri/