HSV (HERPES SİMPLEKS VİRUS) ENFEKSİYONLARI
İki herpes simpleks virus tipinden HSV-1 % 80 oranında oral, % 20 de genital
lezyonlar; HSV-2 ise % 80 genital, % 20 oral lezyonlar yapar.
Klinik : Hastalığın iki evresi vardır :
Genellikle hafif, vakaların çoğunda asemptomatiktir. Deride lezyonların
gelişebilmesi için deri bariyerinin bozulması gerekir. İştahsızlık ve kırgınlık
gibi sistemik semptomlar görülebilir. Lokal semptomlar lezyonların yerine göre
değişir. Orofaringeal lezyonlarda ağız ve boğaz ağrısı, genital lezyonlarda
dizüri ve tenezmus, immün yetmezlikli hastalarda görülebilen dissemine yayılım
varsa ensefalopati, başağrısı, öksürük, solunum sıkıntısı, sarılık
gözlenebilir. Genellikle lezyonlar çıkmadan önce lezyonun çıkacağı bölgede
yanma ve kaşıntı şeklinde prodromal semptomlar ortaya çıkar. Daha sonra
eritematöz bir taban üzerinde ağrılı sert kabuklu veziküller ve ülserler
görülür. Bu lezyonlar bir süre sonra birleşip, vezikül kümeleri haline
gelirler. Komşu lenf bezleri büyük ve ağrılı olabilir. Ağız lezyonları
gingivostomatit (gingiva, ağız boşluğu, tonsil ve farinkste ağrılı ülsere
lezyonlar) veya herpes labialis (dudak ve çevresinde ağrılı veziküller ve
ülserler) şeklindedir, birlikte submandibular lenfadenopati ve ateş
bulunabilir. Genital herpeste de şankroid ve sifilizdekine benzer ağrılı
veziküler ve ülseratif lezyonlar yanında inguinal lenfadenopati vardır.
Keratokonjunktivit gelişirse, göz kapağında veziküller, korneal ülserler ve
yarık lamba muayenesinde dendritik keratit saptanır. HSV-2 maternal – fetal
geçişle yenidoğanda enfeksiyona neden olabilir. Bir çeşit meslek hastalığı
olarak, çocuk bakımı ve sağlığı ile uğraşanlarda parmak ucunda veziküler
döküntü şeklinde (herpetik whitlow) ve güreşçilerde herpes gladiatorum
görülebilir.
2. Latent dönem ve rekürrens : HSV-1 genellikle tregeminal, HSV-2 ise
sakral ganglionda latent olarak kallır. Virus ateş, fiziksel veya emosyonel
stres, ultraviole ışınları ve aksonal hasar gibi uyarılarla reaktive olur. Rekürren
enfeksiyonlar gelişen immünite nedeniyle, genellikle hafiftir. Özellikle HSV-2
sık rekürrens gösterir. Bir genital herpes atağı geçiren hastaların en az %
85’I bir kez, % 38’I 6 kez, % 20’si ise 10 kezden fazla rekürrens gösterir.
Komplikasyonlar : Ensefalit, neonatal enfeksiyon, konjenital enfeksiyon,
immün yetmezlikli hastalarda dissemine hastalık (pnömoni, hepatitkardit,
pankreatit…), akut üriner retansiyon.
Epidemiyoloji ve bulaşma : HSV-1 enfeksiyonları genellikle damlacık veya
enfekte tükrük ile, HSV-2 ise cinsel temasla bulaşır. HSV-1 en sık 6 ay ile 3
yaş arasındaki çocuklarda, HSV-2 ise 18-25 yaş arasında görülür.
Tanı : Vakaların büyük çoğunluğunda klinik tanı yeterlidir. Şüpheli
durumlarda Tzank testi (lezyondan alınan yaymaların Giemsa veya Wright ile
boyanmasında multinukleer dev hücreler ve intranukleer inklüzyonlar), virus
kültürü (daha sensitif), monoklonal antikor testi veya seroloji (sistemik
tutulum varsa) kullanılabilir.
Ayırıcı tanı : Şankroid, enteroviral enfeksiyonlar (el-ayak-ağız
sendromu), su çiçeği, sifiliz, molloskum kontagiozum, tonsillofarinjit.
Tedavi : İmmünitesi bozuk olmayan kişilerde orofaringeal herpesde ve
herpes labialisde antiviral tedavi endikasyonu yoktur. Lokal ve sistemik ağrı
kesiciler kullanılabilir. Tedavide kullanılan ilaçlar virus replikasyonunu
inhibe ederler, ancak kür sağlamazlar. Bu nedenle rekürrens şansını
azaltmazlar.
Acyclovir genital herpesin primer, rekürren ve supresif tedavisinde (yılda en
az 6 atak varsa), immün yetmezlikli hastaların orofaringeal herpes
enfeksiyonunda ve herpes ensefalitinde etkilidir. İlacın prodromal dönemde
başlanılması etki şansını artırır. Döküntünün 48. saatinden sonra etkisi yok
denecek kadar azdır. Genital herpesin ilk atağında 10 gün, p.o., günde 5x200 mg,
ya da 3x400 mg; rekürren ataklarda 5 gün, p.o., günde 3x400 mg; supresif
tedavide günde 2x400 mg kullanılır. İmmünosupresif hastaların mukokutenöz HSV
enfeksiyonunda hafifse 10 gün, p.o., günde 5x200-400 mg; orta derecede ise 7-10
gün, i.v., 3x5 mg/kg veya 14-21 gün, p.o., 5x400 mg, ensefalitte 14-21 gün,
i.v., 3x10 mg/kg, herpetik whitlow’da 10 gün, p.o., 3x400 mg, sık tekrarlayan
herpes labialisde 4 ay, p.o., 2x400 mg dozunda kullanılır. Çocuk dozu oral
kullanımda 4-5x250-600 mg/m2’dir, i.v. dozu yetişkin ile aynıdır.
Hipersensitivite varsa kullanılmamalıdır, gebelikte güvenilirliği de kesin
değildir. Bulantı, kusma, döküntü, nadiren böbrek yetmezliği ve santral sinir
sistemi semptomlarına neden olabilir. Topikal acyclovir’in primer herpetik
lezyonlarda etkisi minimaldir, rekürren enfeksiyonlarda ise etkisi yoktur.
Famciclovir esas olarak rekürren genital herpesde, 5 gün, p.o., günde
2-3x125-250 mg kullanılır. Çocuklarda kullanımı ile ilgili yeterli bilgi
yoktur. Kontrendikasyonları ve yan etkileri acyclovir gibidir. Valacyclovir de
rekürren genital herpesde kullanılır. Vücutta acyclovir’e çevrilir.
Acyclovir’den daha pahalıdır, ancak kullanımı daha kolaydır. Dozu 5-10 gün,
p.o., 2x500-1.000 mg’dır. Bu ilaın da henüz çocuklarda kullanımı konusunda
yeterli bilgi yoktur. Kontrendikasyonları ve yan etkileri acyclovir’e
benzerdir, ayrıca hemolitik üremik sendrom da bildirilmiştir.
Herpes simplex keratokonjunktiviinde % 1 trifluridine kullanılır.
Korunma : Temas izolasyonu ve immün yetmezlikli hastalarda hava yolu
izolasyonu önerilir. Genital herpeste lezyonlar süresince cinsel ilişkiden
kaçınılmalı, asemptomatik virus yayılması nedeniyle rutin prezerfatif
kullanılması yönünde halk eğitimi yaygınlaştırılmalıdır. Hastalar ve
temaslıları cinsel temasla geçen diğer hastalıklar yönünden de
araştırılmalıdır. Sağlık personeli herpetik whitlow’dan korunmak için,
lezyonlara ve sekresyonlara temas edileceği zaman eldiven kullanmalıdır. Doğum
sırasında aktif lezyonlar varsa, neonatal herpesi önlemek için, doğumun sezaryen
ile yaptırılması uygun olur. Aşı çalışmaları devam etmektedir. Henüz klinikte
kullanılan etkin bir aşı yoktur.
Kaynak :
Türk İnfeksiyon Web Sitesi (TİNWEB)