MİÇETOMA
(Madura ayağı, maduromikozis)
Tanım ve klinik bulgular : Miçetoma (Madura ayağı, maduromikozis), etken
mikroorganizmanın travmatik olarak inokulasyonu ile gelişen deri ve derialtını
tutan bir infeksiyondur. Bazen infeksiyon kas, fasia ve kemiğe kadar ilerleyebilir.
Tümöral lezyonlar, abseler, direne olmuş sinüsler ve granüller (grain) içeren
püy veya seroanjiöz bir akıntının varlığı tabloyu oluşturur.
Miçetomayı oluşturan ve papül şeklinde başlıyan, yavaş gelişen nodüller, abse
veya fistüller oluşturacak şekilde ilerler. Pürülan veya seroanjiyöz bir akıntı
vardır. Akıntı içinde etkene bağlı olarak değişik renkte olan granüller
saptanır. Hastalıkta genellikle sistemik bulgular yoktur. Ancak akciğer ve
santral sinir sistemi tutulumu olduğu zaman sistemik bulgu olabilir. Ağır
olgular dışında genellikle ağrı yoktur. Ateş, olaya bakteriyel infeksiyon
eklenince ortaya çıkabilir. Lezyonda skar dokusu ile kapanmış sinüsler ve yeni
oluşmuş sinüslerin birarada olduğu görülür.
Etyoloji : Miçetomalar etyolojide rol oynayan mikroorganizmalar
açısından 2 ye ayrılır. 1. grupta etken Actinomycetales ailesinden aerobik
bakteriler olup (Actinomycetoma), 2. grupta etken mantarlardır (Eumycetoma) .
Madurella mycetomatis en sık etken olan mantardır. Bunun yanında toprakta
bulunabilen pek çok mantar etken olabilir. Etken mikroorganizmalar küçük bir
travma ile örneğin, tozla bulaşmış bir kıymık veya diken batması ile veya bir
taşın yaptığı küçük bir kesikden deriye girebilir. Ülkeden ülkeye etken
mikroorganizmalar değişiklik göstermektedir.
Epidemiyoloji : Miçetoma daha çok tropikal ve subtropikal bölgelerde
görülen bir hastalıktır. Hastalık daha çok genç erkeklerde ve alt ekstremilerde
(özellikle ayak) görülmektedir. Ancak elde, sırtta, baş ve boyunda ve diğer
vücut bölümlerinde de görülebilir. Kırsal kesimde görülme oranı daha yüksektir
.
Tanı ve Ayırıcı Tanı : Tanıda direne olan püy'ün % 20 KOH veya % 0.9
NaCl incelemesinde granüller ve ince flemantöz yapıların varlığı
actinomycetomayı düşündürür. Eumycetomada ise flemantöz yapılar kalındır.
Biyopside tanıya yardımcı olabilir. Kesin tanı için kültür yapılmalıdır. Kültür
için sabouraud agar veya brain-heart infusion agar kullanılabilir. Dikkat
edilmesi gereken bir nokta cycloheximide ve antibiyotik içermeyen vasatların da
kullanılmasıdır. Kültür sonucu 7-28 günde alınabilir. Az sayıda ülkede de ELISA
(Enzyme Linked Immunoassay), ID (Immunodiffusion) ve CIE
(Counterımmunoelectrophoresis) ve western blot gibi yöntemlerle antikor
aranmaktadır .
Ayırıcı tanıda tüberküloz, osteomyelit, çeşitli mantarların ve bakterilerin
yaptığı benzer tablolar yanında kemik ve yumuşak dokunun tümörleri de akla
gelmelidir.
Tedavi : Actinomycetoma: Tedaviye aylar hatta yıllarca devam ederek
sonuç alınabilir. Co-trimoxasole, streptomycin, penicillin, tetracycline,
isoniazid, dapsone ve rifampin kullanılabilen belli başlı antibiyotiklerdir.
Kombine antibiyotik tedavisi ile daha iyi sonuç alınır.
Eumycetoma : Amphotericin B ile tedavide başarı çok iyi değildir. Ancak
çok erken dönemde tedavi ile sonuç alınabilir. Miconazole'un ıntravenöz
kullanım ile veya ketoconazole'ün günde 400-600 mg olarak 6-12 ay kullanımı ile
başarılı sonuçlar bildirilmiştir . Etken Fusarium, Aspergillus nidulaus veya
Aspergillus flavus ise itrakonazol. İyileşmeyen olgularda tıbbi tedaviye
cerrahi tedavi de eklenir .
Kaynak :
Türk İnfeksiyon Web Sitesi (TİNWEB)