Tanım ve Klinik Bilgiler:
Salmonella bakterileri ile meydana gelen; kontamine gıdanın alınmasından 8-48
saat sonra bulantı, kusma ve baş ağrısı ile başlayan bir tablodur. Kısa süre
sonra karın ağrısı ve ishal gelişir. Dışkılama sıklığı ve dışkının nitelikleri
değişkendir. Kolera benzeri gaita olabileceği gibi, dizanteriform (kanlı,
mukuslu gaita + tenesmus) şekilde de olabilir Bazen apandisiti taklit eder
Hastaların çoğunda üşüme, titreme ve ateş de görülür. Tablo normal insanlarda
genellikle 2-5 günde düzelir. İmmünsüpresyon, aklorhidri, malnutrisyon ve
inflamatuar barsak hastalığı olanlarda daha ciddi ve uzun seyredebilir.
İyileşen hastalarda 4-5 hafta boyunca salmonellalar gaita ile atılırlar
Tanı Metodları : Gaita :
Makroskopik olarak kan ve mukus yoktur fakat buna rağmen mikroskopide
lökositler görülebilir.
Kesin tanı: Dışkıdan bakterinin üretilmesi ile konur. Eğer bakteriyemi oluşmuş
ise, hemokültürde de üreme saptanır (%5 hastada bakteriyemi olur).
Tedavi :En önemlisi, kaybedilen sıvı-elektrolitin yerine konmasıdır.
Kendiliğinden düzelen bir tablo olduğundan antibiyotik tedavisi genellikle
gerekmez. Ancak, beş gün içerisinde kendiliginden iyileşmemiş ise, bakteriyemi
gelişimi riski (immünsüpresyon, aklorhidri, malnutrisyon, inflamatuar barsak
hastaligi olanlarda ve yen doganlar) bulunan hastalarda, kalp-damar hastaligi
bulunanlarda veya yaşlilarda özellikle tablo şiddetliyse antibiyotik
kullanilabilir
Antibiyotik
Tedavisinde:
TMP-SMZ: Günde;2X160mg Trimetoprim hesabıyla.
Amoxicillin: 3X500mg/gün veya 2X1000mg/gün.
Ciprofloxacin: 2X500mg/gün.Hasta oral alamıyorsa, 3. kuşak sefalosporinler
verilebilir.
Salmonella Bakteriemileri ve Lokal İnfeksiyonlar
Tanım
ve Klinik Bilgiler :Enterik fever ve gastroenterit belirtileri olmadan, uzun süren
ateş ile karekterizedir. Bu hastalarin %10’unda lokalize infeksiyonlar görülür.
Lokalize infeksiyon gelişmişse, ateş ile birlikte o lokalizasyona ait tablo da
ortaya çikar.En sik görülen lokalize infeksiyonlar; endokardit, perikardit,
arterit, osteomyelit, artrit, üriner sistem infeksiyonlari, pnömoni, akciger
apsesi ve menenjitdir.
Tanı Metodları :Kesin tanı, kandan veya lokalize infeksiyon bölgesinden
etkenin izolasyonu ile konur. Bu hastalarda kan kültürlerinde salmonellalar
izole edilebilir fakat gaitada üreme olmaz. lokalize infeksiyonlarda kanda
lökositoz olur.
Tedavi : Sadece bakteriemi varsa, enterik ateş gibi antibiyoterapi
uygulanir. Lokalize infeksiyon gelişmişse ek olarak, cerrahi müdahale de
gerekir. Ayrica lokalize infeksiyonlarda özellikle endokardit, osteomyelit gibi
durumlarda tedavi 4-6 hafta sürdürülebilir.
Salmonella Taşıyıcılığı
Tanım
ve Klinik Bilgiler : Asemptomatik olarak salmonellaların safra kesesi veya
böbreklerde taşınması halidir. Tifo geçirenlerin %3’ü, paratifo geçirenlerin
%0.5’i tifo dışı salmonelloz geçirenlerin ise %0.2-0.4’ü taşiyici olarak kalir.
Tanı Metodları :Asemptomatik bireylerde safra gaita veya idrarda
salmonellaların izolasyonu ile tanısı konur.
Tedavi :
Ampicillin 100 mg/kg/gün 4 eşit doza bölünür ve 4 hafta veya
Ciprofloxacin 2X500 veya 2X750 mg/gün 4 hafta kullanılır.
Antibiyotik tedavisi yanında, safra kesesi taşi veya safra kesesi hastalığı olan
taşiyicilarda kolesistektomi de yapılır. Üriner sistem taşıyıcılarında ise,
litotomi veya nefrektomi yapılabilir.
Tanım ve Klinik Bilgiler : Tifo, Salmonella typhi’nin etken olduğu,
mental konfrüzyon, düşmeyen ateş, baş ağrısı, relatif bradikardi, splenomegali,
lökopeni, bakteriyemi, rozeol denilen deri döküntüleri ile karakterize
insanlara özgü, sistemik bir infeksiyon hastalığıdır. Daha çok gıda ve sularla,
fekal-oral bulaşan, bazı ülkelerde endemik olarak bulunan, zaman zaman
salgınlara yol açması yanında tedavi edilmezse çeşitli komplikasyonları ile
ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Aynı tabloyu S.typhi’den başka, bazi
Salmonella serotipleri de oluşturmaktadir ve bunlara paratifo denir
(S.paratyphi A, B,C).Tedavi edilmeyen tifo, genellikle 4 hafta yada daha uzun
süren, ağır bir hastalıktır. Birinci hafta: yavaş yavaş yükselen ateş, baş agrisi,
kiriklik, kabizlik, kuru öksürük, rölatif bradikardi. İkinci hafta: sürekli
ateş, mental apati, ishal, karinda distansiyon, vakalarin %30’unda rozeoller
(gögüsün alt bölümü ve karin üst bölümünde, 2-4 mm’lik maküler şekilde),
vakalarin %75’inde splenomagali Üçüncü hafta: sürekli ateş, tifoid durum
(delirium, oriyentasyon bozuklugu, uyuklama), karinda önemli derecede
distansiyon, “bezelye çorbası” görünümünde ishal, komplikasyonlar Dördüncü
hafta: ateş, toksemi ve karindaki distansiyonda yavaş düzelme, ancak barsak ile
ilgili komplikasyonlar hala ortaya çıkabilir.
Epidemiyoloji : Bu infeksiyonlar , sanitasyon
standartları ve su kaynaklarıyla ilişkili olumsuz koşulları yansıtmaktadır.
Avrupa’nın güney ve doğu bölgelerinde, düşük düzeyli bir epidemi (daha çok
paratifo B) söz konusudur. Diğer birçok gelişmiş ülkede ise, tifo daha çok dış
ülkelerden taşınan bir hastalık şeklindedir.Bulaşma hasta yada taşiyicilarin
dişkisi ile kontamine yiyecekler ve su araciligiyla gerçekleşir. Dogrudan
insandan insana bulaşma sik görülmez. Inkübasyon süresi 10-21 gündür.
Barsak kanaması ve
perforesyon, myokardit, nöröpsikiyarik psikoz, ensefalomiyelit, kolesistit,
kolanjit, hepatit, pnömoni, pankreatit, dalak, kemik ve overlerde
apseler.komplikasyonlarıdır.
Kronik Taşiyicilik
Durumu:
Kloramfenikol, amoksisillin ve ko-trimoksazolle tedavi edilen hastaların,
nekahat döneminde dışkı taşıyıcılığı görülür. Bu vakaların yaklaşık %3’ü
sürekli taşıyıcı olurlar (kinolon tedavisinin uygulanmaya başlanmasından sonra
çok daha enderdir).
Tanı Metodları : Kesin tanı, kan ya da kemik
iliği kültürünün pozitif bulunmasıyla konur. Kan kültürü: En yüksek pozitif
bulma oranı (%80) ilk hafta sırasındadır. Daha sonra bu oran azalır. Önceden
antibiyotik kullananlarda, pozitiflik oranı daha azdır. Kemik iliği kültürü:
antibiyotik kullanıldığında bile, çoğu zaman pozitif kalır. Dışkı ve idrar
kültürleri: Genellikle 2. Haftadan itibaren pozitif bulunur; sadece klinik
tablo tifo ile uyumluysa tanı koydurucudur. Gruber-Widal testi: Güvenilir değildir
ve bağışıklanmış kişilerde yorumlanması genellikle güçtür. Vi indirekt
immünofluoresan antikor testi ve S.typhi polisakkarid antijenine karşı IgM
antikorunun saptanması gibi bazı yeni ve daha duyarlı serolojik tanı testleri,
halen inceleme aşamasındadır.
Tedavi ve Korunma :
Tifoda
destekleyici tedavi önemlidir. Eğer indikasyon konulduysa oral veya intravenöz
hidrasyonun sağlanması, antipiretikler, uygun beslenme ve kan transfüzyonu
destekleyici tedavide yerini almaktadır.
Antimikrobiyal Tedavi:
Birinci grup antibiyotikler: Ampicillin/ amoxicillin
TMP-SMZ Chloramphenicol :
İkinci grup antibiyotikler : Ciprofloxacin, Norfloxacin ,
Ofloxacin
Sefalosporinler : Ceftriaxone, Cefotaxime, Cefoperazone
Cefixime ,Ceftizoxime
Diğer antibiyotikler : Aztreonam Azithromycin
. Chloramphenicol kullanmanın dezavantajı bakteriyostatik etkisi nedeniyle
diğerlerine göre biraz daha fazla relaps ve taşıyıcılığa yol açmasıdır. 50
mg/kg/gün dozundan 14 gün, Ampicillin, amoxicillin ve amoxicillin/clavulanic
asit 50-100 mg/kg/gün dozda uygulanir. Trimethoprim-sulfamethoxazole (TMP-SMZ)
erişkinlerde 160 mg TMP/800mg SMZ, dozunda günde iki kez 14 gün süreyle oral
veya intravenöz yolla kullanilir. Florokinolonlar gibi bazı ikinci grup
antibiyotikler safra kesesi ve kemik iliğinde yüksek konsantrasyona ulaşirlar
ve S.typhi’nin monosit içindeki intrasellüler formlarını öldürürler. Bu
nedenlerle florokinolonların oldukça etkili olduğu
düşünülmektedir.Florokinolonlar 16 yaşından küçük çocuklarda, hamilelerde ve
emzirenlerde kullanımı önerilmemektedir.
Ciprofloxacin 2x500
mg/gün, norfloxacin, ofloxacin, pefloxacin 2x400 mg/gün, fleroxacin 400 mg/gün
oral olarak kullanılır. Ciprofloxacin, pefloxacin, fleroxacin ve ofloxacin
intravenöz yoldan da kullanılır.Önerilen tedavi süresi 5-14 gündür. Kısa süreli
tedavi sonucunda relaps oranı yüksektir.
Bir çok sefalosporin
tifo tedavisinde etkilidir. İntravenöz sefalosporinler aşağıdaki dozlardan
verilir: ceftriaxone 50-75 mg/kg/gün (erişkinlerde 2-4 gram) tek dozda veya iki
doza bölünmüş olarak;cefotaxime 40-80 mg/kg/gün (erişkinlerde 2-4 gram/gün) 2-3
eşit doz bölünmüş olarak;cefoperazone 50-100 mg/kg/gün (erişkinlerde 2-4
gram/gün) iki eşit dozda. Diğer etkili parenteral sefalosporin ceftizoxime ve
cefpirome’dır. Oral cefixime 10 mg/kg/gün (erişkinlerde 200-400 mg) %85 tifo
tedavisinde etkili olduğüu bildirilmektedir.
Aztreonam’ın tifo
tedavisinde etkili olduğu bildirilmektedir. Azithromycin 1gram/gün 5 gün
süreyle kullanılır. Aztreonam ve azithromycin’in en önemli avantajı çocuk, gebe
ve emzirenlerde kullanılabilmeleridir.
Toksik şok durumunda
ise deksametazon 3mg/kg I.V. yükleme dozundan sonra 1 mg/kg dozunda alti saatte
bir verilerek 48 saat devam edilir.
Kronik taşiyicilarin %75-80’i ciprofloxacin 2x750 mg/gün ya da norfloxacin
2x400mg/gün 28 günlük kürler uygulanarak tedavi edilirler. Endemik bölgelere
yolculuk yapan ya da bu bölgelerde yaşayan kişilere tifo aşisi yapilmasi
önerilmektedir. Oral canli-atenüe Ty21a suş aşisi ve paranteral inaktive aşilaridan
her ikisi de kullanilir. Oral aşi dört doza bölünmüş halde yedi gün süreyle
alinir ve beş yil süre ile % 70 koruma saglar, iyi tolere edilir. Aşinin
barsaklarda açilmak üzere hazirlanmiş kapsüller yerine, yeni likid süspansiyon
formunda verilmesi etkinligini arttirmakta ayni zamanda küçük çocuklarin
aşilanmasina da olanak saglamaktadir. Eski paranteral aşilar dört hafta ara ile
iki doz halinde yapilir ve 3 yilda bir de rapel gerektirirler. Etkinligi oral
aşilara benzemekle birlikte, yan etkileri daha fazladir. Yan etkileri arasinda
injeksiyon yerinde agri, ateş, halsizlik ve baş agrisi vardir. Tek doz
parenteral uygulanan Vi kapsül polisakkarid aşisi, 2 yil koruma saglar, yan
etkisi diger parenteral aşidan daha azdir.
Kaynak :
Türk İnfeksiyon Web Sitesi (TİNWEB)