SELÜLİT
Tanım : Deri altı dokuyu da etkileyen, yayılım eğilimi olan bir cilt
infeksiyonudur. Dermisin lökositik infiltrasyonu, kapiller dilatasyon ve
bakteri proliferasyonu ile karekterizedir.
Klinik bulgular : Travma veya alttaki cilt lezyonu zemininde, nadiren
kan yoluyla gelişir. Lokal duyarlılık, ağrı, eritem, ateş, tireme, halsizlik
gelişir. Lezyon bölgesi sıcak, kırmızı ve şiştir. Erizipelden farklı olarak
kenarları yüksek değildir ve sınır tam çizilemez, renk daha açıktır. Bölgesel
lenfadenopati vardır ve bakteremi oluşabilir. Stafilokokal selülitler genelde
merkezdeki lokalize bir infeksiyondan ör: apse, follikülit veya yabancı cisim
sonucu sentripedal gelişir. Strep. pyogenese bağlı selülitlerde ise daha hızlı
yayılan bir proçes olup sıklıkla lenfanjitisle karekterizedir. .
Epidemiyoloji : Bakteri derideki çizik, kesi, yanık, böcek ısırığı,
cerrahi insizyon ve intravenöz kateter sonucu girebilir. Koroner bypass
geçirenlerde safen ven çevresinde, ayaklarda mantar enfeksiyonu olanlarda
sıklıkla selülite rastlanır. Radikal pelvik cerrahi, radyasyon tedavisi ve
pelvik lenf nodlarına malign metastaz, lenf nodu diseksiyonu, Milroy hastalığı
ve elefantiazis gibi kronik lenfödeme yol açan durumlarda streptokoklar
tekrarlayan selülite yol çabilir. Tekrarlayan stafilokokal enfeksiyonlar, Job’s
sendromu ve kronik nazal taşıyıcılarda görülebilir
Eityoloji : Sıklıkla etkenler S.aureus ve A grubu beta hemolitik
streptokoklar olmakla birlikte gram negatif bakteriler ve diğerleri de
özellikle bağışıklığı baskılanmışlarda etken olabilir: Çocuklarda Haemophilus
influenzae, diabetik hastalarda Streptococcus agalactiae, deniz ürünleriyle
uğraşanlarda Erysipelothrix rhusiopathiae, taze sularda yüzme sonucu bulaşan
Aeromonas hydrophila, yüzme havuzlarında zedelenme sonucu veya akvaryumlardan
bulaşan Mycobacterium marinum ve vibrio spp,. Penetran yaralanmalar sonucu (Ör:
tenis ayakkabısı sendromu) Pseudomonas aeruginosa, kanserli hastalarda
Stenotrophomonas maltophilia gibi..
Tanı : Klinik olarak konur. Epidemiyolojik veriler ve kişinin bağışıklık
durumuna göre yaklaşılır. Gram boyama ve iğne aspirasyon kültürü tanıda
yardımcı olabilir,gerekirse cilt biyopsi kültürü ve kan kültürü alınır.Genelde
pozitif kültür oranı düşük olduğu için tedaviye yanıtsız hastalarda, fluktasyon
varsa ya da bağışıklığı baskılanmış hastalarda önerilir.
Ayırıcı tanı : Saçlı derinin tekrarlayan perifollikülitleri,
aktinomikoz, primer pyodermi, ruam, süpüratif hidroadenit, tümöral oluşumlar,
subkutan yağ dokusu nekrozu, Weber christian hastalığı.
Tedavi: Eğer orta ve erken dönemde bir selülit ve streptokokal olduğu
düşünülüyorsa başlangıçta kristalize penisilin ve ardından prokain penisilinle
tedavi edilebilir.. A,B, C, G grup streptokoklar için penisilin veya
eritromisin oral veya parenteral kullanılmalıdır.Ciddi grup A streptokokkal
infeksiyonlarda nekrotizan fasiit veya streptokokal toksik şok sendromunda
klindamisin tercih edilebilir.
Eğer stafilokoksik düşünülüyor veya başlangıçta etyoloji ayrılamıyorsa
penisiline dirençli penisilin penisilinaza dirençli penisilin (nafsilin ve
oxacillin ; 1 haftadan küçük YD.da 2000 gr.dan küçük olanlarda 25mg/kg, 12
saatte bir, 2000 gr.dan büyükse 8 saatte bir, bir haftadan büyüklerde;
2000gr.dan küçükse 8 saatte bir, büyükse 6 saatte bir IM veya IV, erişkinde
50-200mg/gün, 4 doza bölünerek veya birinci jenerasyon sefalosporinler;
cefazolin; 25-100mg/kg,/gün, 3 dozda ,clindamycin; 1 haftadan küçük YD. Da
2000gr.dan küçükse 5 mg/kg 12 saatte bir, 2000gr.dan büyükse 8 saatte bir, 1
haftadan büyük ve 2000gr.dan düşükse 5mg/kg 8 saatte bir, 2000gr.dan büyükse 6
saate bir IV,IM , erişkinde: 15-40mg/gün, üç veya 4 dozda kullanılır.
Amoksisilin/Clavulanik asit ve Ampicillin/sulbactam (100-300mg/kg/gün, 4 dozda
kullanılabilir. Diabetes mellituslu hastalardaki erizipelde; 2.3 jenerasyon
sefalosporin veya Amoksisilin/clavulanic asit, gerekirse kültür sonucuna göre
değişim yapılır.
İmmobilizasyon,
tutulan ekstremitenin elevasyonu ve yara bakımı (lokal pansuman) önerilir.
Koroner bypass sonrası safen vende selüliti olan ve parmak aralarında fungal
infeksiyonu olan kişilerde topikal mikonazol veya klotrimazol önerilir.
.Başlangıç antibiyotik tedavisi 6-7 gün yüksek dozda penisilin veya nafsilin
olmalıdır.
Korunma : Rekürren selüliti olanlarda nadiren 250-500mg oral günde iki
kez veya eritromisin 250 mg. 1 ya da ikidoz önerilir.
GANGRENÖZ
SELÜLİT (İnfeksiyöz gangren)
Tanım : Subkutan dokuda ve deride yaygın nekrozla seyreden ve hızla
ilerleyen selülittir. Etkene, infeksiyonun lokalizasyonuna, predispozan
koşullara göre nekrotizan fasciitis tip I ve II (Tip I veya polimikrobiyal;
sıklıkla Enterobacteriaceae ve anaerobların etken olduğu, tipII veya streptokokal
gangren; S.pyogenesin neden olduğu), gazlı gangren(, clostridial myonekrozis)
ve anaerobik selülitis, progressif bakteriyel sinerjistik gangren, sinerjistik
nekrotizan selülit, periteneal flegmon ve gangrenöz balonit, immün baskılanmış
hastada gangrenöz selülit ve klasik selüliti komplike lokal deri nekrozu gibi
birbirine benzer tablolara ayrılabilir.
Klinik bulgular : Deri ve ve subkutan dokuda nekroz ve hemoraji ile
karekterizedir. Çoğunlukla infeksiyon bölgesindeki infekte eden
mikroorganizmaya sekonder olarak gelişir. Ama derin bölgeden deri ve deri altı
dokularına infeksiyonun yerleşimiyle nadiren de bakteremi sonucu gelişir
Streptokokal Gangren : Çoğunluk grup A nadiren C ve G streptokoklar
tarafından oluşur. Genelde travma sonucu gelişir, lokal eritem ve ödemi
takiben1-3 gün içinde lezyon hızla ilerler. Nekroz alanı çevresinde eritemle
karekterize demorkasyon hattı oluşur. Üçüncü derecede yanığa benzer.
Progressif bakteriyel sinerjistik gangren : Sıklıkla karın cerrahi yara
kenarlarında infeksiyonu takiben oluşur. Fistüle lezyon veya kronik ülserasyonu
takiben de gelişebilir. Önce şişlik eritem, ardından hızla ülserasyon, ağrılı
ülserlerin gelişmesi ve gangrenöz yapı oluşmasıyla karekterizedir.
Mikroaerofilik veya anaerobik streptokok ve S.aureus en sık etkenler. Proteus
ve diğer gram negatif basiller de etken olabilir. E.histolytica yönünden
araştırma da gerekebilir.
Yatkınlığı olan hostta gangrenöz selülit : Sağlam kişideki
mikroorganizmaların yanında birçok etken olabilir. Ör: mucormycotik gangrenöz
selülit, pseudomonas
Tanı
: Büllöz
lezyondan direkt mikroskopi, iğne aspirasyon materyalinden direkt mikroskopi,
aerop ve anaerop kültür ve kan kültürü.Radyolojik görüntüleme,
Tedavi : Acil cerrahi drenaj, destekleyici sıvı tedavisi.Antibiyotik:
4-6 saatte bri 600 000 ya da 2 000000 Ü kristalize penisilin. Eğer etyolojik
ajan tanımlanmamışsa Ör: S. aureus düşünülüyorsa nafsilin 4-6 saatte bir 1.5-2
gr . Mikst anaerob ve fakültatif m.o düşünülüyorsa (sinerjik nekrotizan
selülit) kokusu ve gram boyamada exuda ile tanımlanabilir.
Progressif bakteriyel sinerjistik gangrenin tedavisi çok zor olup parenteral
penisilin ve ikinci bir antibiyotik duyarlılık testine göre . Lokal irrigasyon,
ve nekrotik doku insizyonu gereklidir.
KLOSTRİDİYAL
ANAEROBİK SELÜLİT
Tanım
: Canlılığını
yitirmiş subkutan dokunun nekrotizan klostridiyal infeksiyonudur. Derin fasia
tutulumu ve miyozit yoktur. Nadiren lösemi ve granülositopenik hastalarda
C.septivcum bakteremisi sonucu oluşabilir.
Klinik bulgular : Kirli yetersiz debride edilmiş travmatik yara veya
daha önceki bir infeksiyona sekonder olarak oluşabilir. İnkübasyon süresi
birkaç gün ama hızla ilerler. Lokal ağrı, dokuda şişme ve sistemik toksisite ön
planda olan bulgular değildir. İnce, koyu , yağ globülleri içerir ve kokuludur.
Dokuda yaygın gaz oluşumu vardır. Krepitasyon alınır.
Etyoloji : Etken en sık C. perfringes ama C. septicum ve diğer türleri
de etken olabilir.
Tanı : Drenaj materyalinden Gram boyamada kalın tipik gram pozitif
basillerin görülmesi ve polimorfonükleer lökositlerin varlığı. Direkt grafide
gaz görülür.
Ayırıcı tanı: Klostridiyal miyonekrozis(gazlı gangren). Kaslar klostridiyal
selülitte pembe renkte ama gazlı gangrende görünüm ve fonksiyon bozuktur.
Tedavi : Kas tutulumunu tespit için cerrahi yaklaşım temeldir.
Acildir.Nekrotik doku debride edilir ve drenaj sağlanır. Başlangıç
antimikrobiyal tedavi 1-2 milyon ünite kristalize penisilin, her 3 saatte bir
veya ampisilin (1-1.5 gr her 3-4 saattebir)+ intravenöz clindamycin (her 6-8
saatte bir 0.6 gr) veya metronidazol (1 gr. yükleme ardından 6 saatte bir 0.5
gr. intravenöz). Gram boyama sonucuna göre aerobik gram negatif basil varsa
aminoglikozid, florokinolon veya 3.jenerasyon sefalosporin başlanabilir. Kesin
tedavi kültür sonucundan sonra belirlenir.Gerekirse karbapenemler (imipenem
veya meropenem) kullanılabilir.
NONKLOSTRİDİYAL
ANAEROBİK SELÜLİT
Spor
oluşturmayan anaeroblar tarafından oluşturulan ve polimikrobiyal de olabilen
bir infeksiyondur.
Klinik bulgular : Klostridiyal anaerob celülite benzer
Etiyoloji : Bacterioides türleri, peptostreptococci, peptococci ve
fakültatif anaeroblardan koliform basiller, çeşitli streptokoklar, stafilokok.
Gaz oluşturan yumuşak doku infeksiyonu E.coli, Klebsiella, Aeromonas ve diğer
fakültatif bakteriler tarafından da başlayabilir.
Tanı : Aspirasyon materyalinden gram boyama, aspirasyon materyalinden
veya doku örneğinden aerop ve anaerop kültür ve duyarlılık testleri.
Tedavi : Penisilin veya ampisilinle, chloramphenicol kombinasyonu
kullanılabilir. Ampicillin-sulbactam başlangıç tedavisi olabilir. Aspirasyon
materyalinde Gram boyama tedaviye daha iyi yön verir.Diğer
beta-laktam/beta-laktamaz inhibitörleri de kullanılabilir. Cerrahi girişim
gereklidir.
Kaynak :
Türk İnfeksiyon Web Sitesi (TİNWEB)