Zehirlenmeleri Tanımak İçin Temel Bilgiler
Zehir, vücuda belirli bir miktarda alınınca, sürekli
veya geçici tehlike yaratan zararlı maddedir.
- Zehirlenmelerin yüzde 90’ı evlerde
olur.
- Zehirlenenlerin yüzde 60’ı 5 yaş
altındaki çocuklardır.
- Bu çocukların yüzde 5’i
kaybedilir.
- 18 yaş üstündekilerde ölüm oranı
daha yüksektir.
Sindirim Yoluyla
Ağızdan alınan zehirli maddelerin oluşturduğu
zehirlenmelerdir.
- Yabani manatr, alkol, aspirin, temizlik
ürünleri, böcek ilaçları, DDT, uyku hapı, çamaşır
suyu, kezzap, cıva, kurşun, arsenik, siyanür, fosfor,
fare zehiri, kalp ilaçları, mavi ispirtor, benzin, gazyağı,
tiner, yağlı boya, boya çözücüler, aseton.
- Normalde kullanılan ilaçların aşırı
dozda alınması (aspirin, uyku hapı vb.)
- Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar
ve gıda maddeleri.
Solunum Yoluyla
- Karbonmonoksit (soba, mangal, oto egzost gazları,
kuyu ve derin çukurlarda biriken gazlar.)
- Sentetik boya ve yapıştırıcılardan
buharlaşan gazlar.
- Petrol ürünlerinin buharları (tiner,
benzin vb.)
- Kimyasal buharlar (tuz ruhu, çamaşır
suyu vb.)
- Yanık plastik maddelerden çıkan
dumanlar (siyanür).
- Harp gazları.
Deriden Emilim yoluyla
Geniş deri yüzeylerine zehirli madde sıvaşmasıyla oluşur.
- Bazı zehirli bitkiler (zehirli ısırganlar)
- Çim ve çiçekler için kullanılan gübre
ve böcek ilaçları
Enjeksiyon yoluyla
Bir iğneyle deri altına girilerek oluşur.
Böcek sokmaları ve ısırılmayla
Zehirlenmelerde alınması gereken önlemler
nelerdir?
- Çocukları yalnız bırakmayın.
- Tüm ilaçları kolay erişilmeyecek
bir dolaba koyun ve kilitleyin.
- Tüm temizleyiciler zehirlidir, ortalıkta
tutmayın.
- İlaç ve kimyasal maddelerin kapaklarını
sıkı kapatın.
- Çocuklara vereceğiniz ilaçları şeker
olarak tanıtmayın.
- İlaçların kullanım talimatlarını
okuyun.
- Boya, kimyasal maddeler, solventer ve
otonuzla açık havada uğraşın.
- Evde zehirli bitki bulundurmayın.
- Kullanılmış sağlık malzemelerini
ve tarihi geçmiş ilaçları, içine plastik torba atılmış
çöp kutusuna atın ve çöp kutusunun kapağını sıkıca
kapatın.
- Aerosolleri (böcek / bitki ilacı,
deodorontlar, kimyasal çözeltiler, deterjan / kozmetik
ürünleri) ortalıkta bırakmayın.
Zehirlenmelerde yapılması gerekenler
nelerdir?
- Önce zehirlenmenin neden kaynaklandığını
anlayın.
- Kendinizi emniyete alın, gerekiyorsa
uzaklaşın.
- Hastayı tehlikeli alandan uzaklaştırın.
- Acil tıbbi yardım isteyin.
- Zehirlenmenin şiddetini anlamaya çalışın
(bilinç düzeyi önemli bir ipucudur.)
|
- Hastanın solunum ve nabzını kontrol
edin.
|
- Hayatı tehdit eden bir durum varsa
suni solunum ve kalp masajı için hazırlanın.
- Zehirlenmenin ne kadar süre önce oluştuğunu
saptayın.
- Zehirlenen şahsın etrafında olaya
neden olması mümkün olan ilaç, kimyasal madde şişelerini
vb. hastaneye giderken yanınızda götürün.
|
ÇEŞİTLİ MADDELER İLE OLUŞAN ZEHİRLENMELER
:
YAKICI MADDELERLE ZEHİRLENMELER
Evlerde en çok kullanılan yakıcı madde, çamaşır süyu olarak
bilinen yüzde 3-6lık hipoklorit çözeltisidir. Ayrıca tuzruhu
(hidroklorik asit) gibi asitler ve çamaşır sodası gibi güçlü
alkaliler de evlerde kullanılan yakıcı maddeler arasında yer alır.
Çocuklarda hipokloritin öldürücü dozu 15-30 mldir.
Bu ürünlerin içilmesi, ağız ve üst sindirim yollan mukozasında
örselenmeye bağlı belirtilere yol açar. Ağrı, kanlı olabilen
kusma, yutak ve gırtlak ödemi ortaya çıkar. Ağır olgularda
yemek börusu ve mide delinebilir. Aynca aşırı tansiyon düşmesi,
bilinç bulanıklığı ve korna görülebilir. Güçlü asit ve baz
buharlannın solunması, örselenmeye bağlı boğulma, öksürük
ve akciğer ödemine yol açar. Deride örselenmeye bağlı
bozukluklar ve değişik şiddette yanıklar oluşabilir.
Tedavi - Süt ya da mangnezyum sütü (rnagnezyum hidroksit), alüminyurn
hidroksit ve nişastalı su gibi mukoza koruyucu maddeler verilerek
örseleyici sıvının seyreltilmesi sağlanır. Mide yıkaması
delinme olasılığı nedeniyle yapılmaz. Kusma yoksa ve yakıcı
madde az miktarda alınmışsa çok dikkatli biçimde mide yıkanabilir.
Kan, plazma ve sıvı verilmesi, ödemler için kortizon,
darlık oluşmasını önlemek için yemek borusuna tüp sokulması
gibi tedavi girişimleri uygulanır. Deri ve mukoza lezyonları bol
su ve sodyum tiyosülfat çözeltisiyle yıkanır. Solunuma bağlı
bronş kasılması aerosol biçiminde bronş genişleticilerle ve
kortizonla tedavi edilir. Antibiyotik ve bikarbonat verilmemelidir.
DETERJANLAR
Evlerde en çok kullanılan anyonik, iyonik olmayan ve katyonik
tipleri vardır. Anyonik deterjanların yol açtığı belirtiler
bulantı, kusma ve ishalle birlikte hafif mide-bağırsak örselenmesidir.
İyonik olmayan deterjanların hiçbir zehirli etkisi yoktur.
Katyonik deterjanlar sindirim yolları için son derece örseleyicidir.
Yutulmalarından sonraki dört saat içinde bile ölümcül olabilen
ağır belirti-lere yol açabilirler. Bu tür zehirlenme bulantı,
kusma, tansiyon düşmesi, şok,çırpınma nöbetleri ve komaya
neden olabilir. Aynca deride örselenmeye bağlı alerjik tepkiler
ortaya çıkabilir.
Tedavi - Sıvı ve bağlayıcı maddeler (magnezyum sütü, alüminyum
hidroksit, nişastalı su) verilmelidir. İyonik olmayan deterjanların
alınması durumunda ağızdan sıvı verilmesi yararlı olabilir,
ama herhangi bir tedavi gerekmez.
Katyonik deterjanlarla zehirlenınede acil önlemler, solunum yollarının
açık tutulması, süt ya da aktif karbon verilmesi, ağır olmayan
durumlarda kusturma ve midenin yıkanmasıdır. Yemek borusu ve
midede yara varsa, kusma ve mide yıkaması zararlıdır.
Panzehir: Sabun, emilmeyen katyonik deterjanlan etkisizleştirmeye
yarayan önemli bir panzehirdir.
Genel önlemler: Solunum yolları açık tutulmalı, yatıştıncı
ilaçlarla havale önlenmeli, tansiyon düşmesine karşı sıvı
verilmelidir.
KOZMETİKLER
Kozmetiklerin ağızdan alınması özellikle çocuklarda sık
rastlanan bir durumdur. Parfümlerin yutulması ağızda yanma,
titreme ve genel durum bozukluğuna yol açar. Alınan miktar 30
cc'yi aşmışsa kusturma ve midenin yıkanması gerekir. Daha düşük
dozlarda ise alınan parfümü seyreltmek amacıyla ağız yoluyla sıvı
verilir.
Oje ve aseton gibi eriticilerde de belirtiler aynıdır ve benzer
bir tedavi uygulanır.
Tıraş losyonları, deodoranlar, saç tonikleri, güneş yağı ve
kremleri, kolonyalar belirli miktarda etil alkol içerir. Bu
maddelerin almması ağızda yanma, kusma, bazen de sarhoşluğa yol
açar.
Tedavi - Parfümler için belirtilen tedavi uygulanır. Çocuklarda
bu ürünlerin alınmasmdan sonra, havale ve korna ile seyreden
alkole bağlı kan şekeri düşmesi ortaya çıkabilir. Tedavi için
damar yoluyla şekerli çözeltiler verilir.
Tütün
Akut tütün zehirlenmesi, genellikle aşırı sigara içilrnesinden
sonra ortaya çıkar ve sigaralarda yüzde S'e, purolarda yüzde
2'ye kadar çıkan değişik yoğunluktaki nikotinden kaynaklanır.
Erişkin için öldürücü doz, ağız yoluyla yaklaşık 15-20 gr
tütündür. Bir çocuğun 1-2 gr tütün alması ölümcül
olabilir. Tek bir izmarit yutmak genellikle zehirlenmeye yol açmaz.
Genellikle sigaraya bağlı olan akut tütün zehirlenmesi, baş ağrısı,
çarpıntı, soğuk terleme, solgunluk, tükuru k salgısının
artması, bulantı, kusma, ishal ve halsizlikle kendini belli eder.
Doz yüksekse bitkinlik, çırpınma nöbetleri, solunum yavaşlaması,
kalp ritminde düzensizlik ve korna görülür. Beş dakika ile dört
saat arasında değişen bir sürede
o yüksek nikotin dozlanna bağlı ölüm ortaya çıkabilir.
Tedavi - Zehirlenme solunum yoluyla gerçekleşmişse, hasta açık
havaya çıkanlır. Kalp ve dolaşımda nikotine bağlı etkiler
izlenir. Ağız yoluyla zehirlenme durumunda:
1) Mide yıkanır.
2) Damar yoluyla sıvı verilir.
3) Kalp-dolaşım bozuklukları kontrol edilir.
GAZ VE BUHARLAR
Solunum yoluyla gerçekleşen zehirlenme durumunda hasta hemen açık
havaya çıkarılmalı, soğuktan korunmalı ve hareket edip
yorulması önlenmelidir. Zehirlenmeyi ağırlaştıracak bir akciğer
hasanna yol açmamak için hastanın yürütülmemesi gerekir.
Solunum ileri derece güçleşmişse, hemen yapay solunum uygulanmalıdır.
Zehirlenme deriden emilim yoluyla gerçekleşmişse, hastanın
zehirli madde bulaşmış giysileri çıkarılmalı, vücudu hemen
su ve sabunla yıkanmalıdır.
Gıda Zehirlenmeleri
Günümüzde gıda maddelerinin büyük bölümü az ya da çok işlemden
geçirilerek satışa sunulmaktadır. Ambalajlı gıda maddelerinin
sağlık kurallarına uygun biçimde üretilme ve üzerleri-ne son tüketim
tarihlerinin yazılma zorunluluğu sayesinde insan sağlığı için
sakınca yaratma olasılıklan en aza indirilmiştir. Ama besinlerin
saklanmasında ve hazırlanmasında yapılan hatalar bazen
zehirlenmeye neden olabilir. Aynca bazı besinler doğal hallerinde
çeşitli zehirli maddeler içerir. Bunların yanlışlıkla ya da aşın
miktarda yenmesi de zehirlenmelere yol açabilir.
BALIK ZEHİRLENMESİ
Türkiye tatlı sularında bulunan, karabalık ya da otsazanı gibi
adlar da verilen, yeşilsazan ile turnabalığı gibi bazı balıklann
yumurtalan kıısma, ishal ve kann ağnsına yolo açar. Tropik bölge
balıkları ise çok daha tehlikeli zehirlenmelere neden olabilir.
Sinir zehiri etkisi yapan zehirlenmeler özellikle tehlikelidir. Bu
tür zehirleyici maddeler temel olarak sinir sistemini etkile5erek
çeşitli bozukluklara yol açar. Örneğin Türkiye'nin güney kıyılarında
da rastlanan balonbalığı, Japonya'da fugu adıyla tanınır ve
lezzetiyle olduğu kadar zehriyle de ünlü bir balıktır. Fugunun
çok güçlü zehri özellikle karaciğer ve sindirim sisteminde yoğunlaşmıştır.
Japonya'da bu balığı temizleyip pişirecek aşçılar özel
olarak eğitilir. Fugu zehirlenmesinde balığı yedikten sonra yarım
saat geçmeden dilde bir karıncalanma başlar. Birkaç saat sonra
bunu solunum güçlüğü ve çırpınma nöbetleriyle birlikte
genel durum bozukluğu izler.
İstiridye ve midye de bazen bu tip zehirlenmelere yol açabilir. İstiridyede
mitilotoksin denen bir zehir bulunabilir.Bu zehir ısıyla parçalandığından
istiridyenin pişirilmesiyle etkisini yitirir. Ama istiridye çiğ
yendiğinde zehirlenme görülebilir.
BOTULİZM
Clostridium botulinum, oksijensiz ortamlarda çoğalan bir bakteri
turu dür. Urettiği zehir çok güçlüdür. Botulinus zehri (botulinus
toksini) ya da botulin denen bu madde, çok az miktarda bile
sinirsel iletinin kas liflerine geçişini engelleyerek felçlere
yol açar ve solunum kaslannın felci sonucunda ölüme neden olur.
C. botulinum genellikle toprakta yaşar ve ısıya dayanıklı
sporlar oluşturur. Konservelenecek taze yiyeceklere bulaşabilen bu
sporlar, özellikle evde hazırlanan, uygun sıcaldık derecesinde
ve yeterince uzun süre pişirilmeden kapatılmış konservelerde
gelişmesini tamamlayarak bakteriye dönüşür. Kapalı kap içindeki
oksijensiz ortamda çoğalan bakteriler botulinus zehrini salgılar.
Sporlann tersine bu zehir ısı karşısında kolayca parçalanıp
etkisini yitirir. Ama ısıtılmadan yenen bulaşmış konserveleri
yiyen kişilerde botulizm denen zehirlenme ortaya çıkar.
Zehirlenmenin ilk belirtileri olan mide bulantısı ve kusma
genellikle zehirli yiyeceğin alınmasını izleyen altı saat içinde
görülür. Zehirlenen kişi yorgunluktan, baş ağrısı ve baş döıımesinden
yakınır. Görüşü bulanıklaşır ve çift görme başlayabilir.
Kaslardaki genel güçsüzlük solunum kaslannı da etkilediğinden
hastanın yaşamı tehlikeye girer.
Solunum kaslan felcini atlatan hastalar genellilde iyileşir. Hemen
tanı konabilirse, zehri etkisiz duruma getiren panzehir verilerek
hastamn yaşama şansı artınlır.
Mantar Zehirlenmeleri
Yanlışlıkla yenen zehirli mantarlar bazen ölümcül olabilen
zehirlenmelere yol açar. Mantarların tür içinde bile ortaya çıkan
büyük biçim çeşitliliği yüzünden zehirli-zehirsiz aynmı
yapmak çok zordur. Zehirli mantarları ayırmak için kullanılan gümüş
kaşığın kararması, ekmek içinin ve yumurta akının değişikliğe
uğraması gibi deneysel yöntemler ise bilimsel temellerden
yoksundur.
Mantar zehirlenmeleri 4 ayn belirti grubu (sendrom) altında
toplanabilir. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.
Reçine sendromu - Kötü koşullarda saklanmış ya da iyice
olgunlaşıp çürümeye yüz tutmuş Boletus satanas ve Boletus
luridus türü mantarlardan kaynaklanır. Belirtiler 2-6 saat gibi kısa
bir sürede ortaya çıkar. Mantardan açığa çıkan reçineli
maddeler sindirim siste>1 minde zehirli etki yaratarak kusma ve
ishale yol açar. Hastada su ve tuz kaybının ardından kanda azot
artışı, bacaklarda kramplar ve şok görülebilir.
Tedavi belirtilere yöneliktir ve sıvı-tuz dengesini düzeltmeye
dayanır.
Muskarin sendromu - Clitocybe candicans ve benzeri mantarların
yenmesiyle ortaya çıkar. Bu mantarlar parasempatik sinirlerim
uyanlmasıyla ortaya çıkan maddeye benzer bir etki yapan muskarin
adlı alkaloiti içerir. Zehrin alınmasından 1-2 saat sonra
terleme, sıcak basması, kalp atım hızında yavaşlama (bradikardi),
tükürük salgısında artma, gözbebeklerinde küçtilme, görme
bozuklukları ve huzursuzluk görülür. Ağır olgularda bilinç
bulanıklığı ve kaybı, kalp durması ortaya çıkar. Bazen
bulantı, karın ağrısı, ishal gibi mide-bağırsak belirtileri
vardır. Belirtiler oldukça hızlı geriler. Tedavi için atropin
ve adrenalin verilir.
Pantherin sendromu - Amanita pantherina ve Amanita muscaria gibi
mantarlarda bulunan atropin benzeri bir alkaloitin etkisine bağlıdır.
Bu zehir, asetilkolini baskılayarak merkez ve çevrel sinir
sistemlerini etkiler. Mantann yenmesinden kısa süre sonra (1-4
saat) ortaya çıkan başlıca belirtiler, atropin zehirlenmesindeki
gibi aşın uyanlabilme, gözbebeği genişlemesi, boğaz kuruması,
deri kuruluğudur. Varsanılar ve bilinç bulanıklığıyla
birlikte şiddetli huzursuzluğun ardından hızla derin uyku ve
depresyon ortaya çıkar. Kusma ve ishal görülebilir. Tedavi
belirtilere yöneliktir. Hasta ender olarak 24 saat içinde komaya
girer ve ölür.
Falloides sendromu - Amanita phalloidesin yenmesine bağlı olan bu
zehirlenme çok ağırdır. Falloides sendromu üç zehrin etkisine
bağlıdır: Falloidin, falloin ve fallosidin. Zehirlerin öldürücü
dozu vücut ağırlığının her kilogramı için 2 mgnin altındadır.
Yavaş emilimleri nedeniyle belirtiler zehrin alınmasından 8-10
saat sonra ortaya çıkar. Ayrıca mantarda bulunan amanitin adlı
maddenin de zehirleyici etkisi vardır. Bu madde, ısıya ve
sindirim enzimlerine dayanıklı bir peptittir. Karaciğer ve böbrek
hücrelerinde protein yapımını engelleyerek etki gösterir. Kusma
ve ishalin ardından belirtiler daha da ağırlaşır. Karaciğer büyümesi,
sarılık, idrarda azalma, merkez sinir sisteminde hasar, alyuvar yıkımına
bağlı kanamalar ve akciğer ödemi ortaya çıkar. Zehirlenme
olgularının yansı ölümle sonuçlanır. Olüm genellikle 3-5 gün
sonra dolaşım sisteminin yıkıma uğramasına ve böbrek yetmezliğine
bağlıdır. İyileşme uzun sürer ve böbrek komplikasyonlan
ortaya çıkabilir. Ozgül bir panzehiri bulunmadığından hemen
mide yıkanır ve ardından belirtilere yönelik tedavi uygulanır.
Psilocybe ve Stropharia cinsi mantarlar ise LSD'ye benzer varsanılara
yol açan psilosin ve psilosibin adlı maddeler içerir.
|